Personal – Fatih Cil https://www.fatihcil.com Sat, 20 Jul 2024 19:13:03 +0000 en-US hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://www.fatihcil.com/wp-content/uploads/2023/01/cropped-fatihsiteicon2-32x32.png Personal – Fatih Cil https://www.fatihcil.com 32 32 How did I start my game developer career? / EN https://www.fatihcil.com/how-i-started-my-game-developer-career-en/ https://www.fatihcil.com/how-i-started-my-game-developer-career-en/#respond Wed, 03 Apr 2024 19:14:54 +0000 https://www.fatihcil.com/?p=712

I started my software education in high school, but I would like to share an old memory to explain the game developer in me. When I was little, I think I was in middle school, I was interested in game developers. While talking about the bugs in Pes (a football game) with friends on the street, I made a funny and childish claim like “If I knew how to do it, I would do it better and better quality”. Of course, I had no idea about software at that time.

Then I started M.K.Coşkun Oz High School. In the 9th grade, I bought a book about the Java programming language and started to learn software on my own. I was very excited when I wrote my first “Hello World” programme. Then I started the Computer Systems Department in High School. In the 11th grade, I developed my own game called “CountryBall Wars” in my spare time while doing an internship. This game achieved an unexpected success by receiving hundreds of thousands of downloads and took me further in the software world.

In 12th grade, my teacher and I developed an assistant project for the visually impaired and participated in the TUBITAK competition. This project involved an assistant that works on mobile devices and provides support to visually impaired individuals. Although our TUBITAK project, unfortunately, did not get a degree, but this experience taught me a lot.
Now I had to start preparing for university. When I was in the last semester of 12th grade, I looked at the courses of different schools in Turkey and abroad, compared them and decided. I realised that the cost of studying at Warsaw Technical University would be almost the same as a university in Turkey. For this, I had started practicing foreign languages, but with the COVID-19 pandemic, I cancelled this plan and decided to improve myself by taking online courses. However, in the meantime, I made perhaps the biggest mistake of my life. Even if you spend all your time learning something, it is almost useless unless you put what you have learned into practice and it is gradually forgotten. Since I was curious about all areas and a little greedy, I exploited all the resources I could find (Cisco Academy, Coursera, Bitwise, Udemy, etc…). It was important to learn the information, but it was even more important to make projects that would show that I knew them. With my current mind, I wish I had kept the trainings as a start and spent most of my time doing projects. However, experience is experience.

Then I started to learn game development with C++ through an online course. I had decided that I was going to progress in the game industry and I was looking for deeper knowledge to develop it. At this point, a friend of mine told me about Ecole 42 and said that it was exactly my idea. Spoiler: In the end, he was not wrong 🙂

I can say that one of my biggest mistakes in my software adventure, which I studied for so many years, was being asocial and not reaching enough network. Even if you know everything, as long as you are not in the right place, unfortunately, the doors may not open to you as you want. This is the reality of life.
When I first heard about Ecole 42, I thought it was a simple project, but when I researched a little more, I was very interested and I felt lucky to have such a project in Turkiye.

Firstly, I passed the online test and started the 1-month Piscine period. I met interesting people during the pool period and maybe for the first time in my life, I communicated with so many people at once. I learned a lot and taught a lot.
After completing the Piscine period, we started the long-term Common core, where the most beautiful thing was to experience almost all areas from the most basic. Together with various projects, we did various projects in system administration, game development, web development, etc. Due to the school system, I could express myself much more easily and transfer what I knew to the other side more easily.

While I was still in Common Core education, I wanted to participate in a mobile game event called Mobidictum, and I went to this event with Ayberk, who I met at school, later my roommate and now my colleague. We got in touch with many people there and introduced ourselves. We were lucky to meet Panteon, one of the leading game companies in Turkey, and they were impressed by both of our backgrounds and software careers. When Common Core was over at our school, we moved to Ankara and started working on a very nice project there.

And Erdoğan, another friend of mine from Ecole42, came to us after finishing his internship. Now the three of us are working together on a very nice project at Panteon 🙂

]]>
https://www.fatihcil.com/how-i-started-my-game-developer-career-en/feed/ 0
Yazılım Kariyerime Nasıl Başladım? / TR https://www.fatihcil.com/yazilim-kariyerime-nasil-basladim/ https://www.fatihcil.com/yazilim-kariyerime-nasil-basladim/#respond Wed, 03 Apr 2024 19:03:13 +0000 https://www.fatihcil.com/?p=705

Yazılım eğitimime lisede başladım ancak içimdeki oyun geliştiricisini anlatmak için eski bir anıyı paylaşmak isterim. Küçükken, sanırım ortaokuldayken oyun geliştiricilerine merak saldım. Sokakta arkadaşlar ile Pes (bir futbol oyunu) oyunundaki hatalardan bahsederken “Ben nasıl yapılacağını bilsem daha iyi ve daha kaliteli yaparım.” gibi komik ve çocukça bir iddiada bulunmuştum. Tabii o zamanlar yazılım hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Ardından M.K.Coşkun Öz lisesine başladım. 9. sınıfta Java programlama dili hakkında bir kitap alarak kendi kendime yazılım öğrenmeye başladım. İlk “Hello World” programımı yazdığımda büyük bir heyecan duydum. Ardından Lisede Anadolu Teknik Bilişim bölümüne başladım. 11. sınıfta staj yaparken boş zamanlarımda “CountryBall Wars” adında kendi oyunumu geliştirdim. Bu oyun, yüzbinlerce indirme alarak beklenmedik bir başarı elde etti ve beni yazılım dünyasında daha da ileriye taşıdı.

Sonrasında yazılımın farklı alanlarına merak saldım ve yapay zeka, mobil uygulama geliştirme gibi konulara ilgi duydum. 12. sınıfta öğretmenimle birlikte Görme Engelliler için bir asistan projesi geliştirdik ve Tübitak yarışmasına katıldık. Bu proje, mobil cihazlar üzerinde çalışan ve görme engelli bireylere destek sağlayan bir asistanı içeriyordu. Tübitak projemizde, ne yazık ki, derece almasa da bu deneyim bana çok şey öğretti.

Artık üniversite hazırlıklarına başlamam gerekiyordu. 12. sınıfın son dönemindeyken Türkiye ve yurtdışındaki farklı okulların derslerine baktım, karşılaştırdım ve karar verdim. Varşova Teknik Üniversitesi’nde eğitim almanın maliyetinin Türkiye’deki bir üniversiteyle neredeyse aynı olacağını fark ettim. Bunun için yabancı dil alıştırmalarına başlamıştım ki COVID-19 salgını ile birlikte bu planımı iptal ettim ve online kurslar alarak kendimi geliştirmeye karar verdim. Ancak bu esnada hayatımın belki de en büyük hatasını yaptım. Zamanınızın tümünü bir şeyler öğrenmeye harcasanız bile bu öğrendiklerinizi uygulamaya geçirmediğiniz sürece neredeyse hiçbir faydası olmuyor ve yavaş yavaş unutuluyor. Tüm alanları merak ettiğimden ve biraz da aç gözlü olduğumdan bulabildiğim tüm kaynakları (Cisco Academy, Coursera, Bitwise, Udemy, vb…) sömürdüm. Bilgiyi öğrenmek önemliydi, ancak onları bildiğimi gösterecek projeler yapmak daha da önemliydi. Şimdiki aklım ile eğitimleri başlangıç olarak tutup zamanımın büyük bir kısmını projeler yaparak harcasaydım diyorum. Ancak tecrübe tecrübedir.

Daha sonra bir online kurs aracılığıyla C++ ile oyun geliştirme öğrenmeye başladım. Artık oyun sektöründe ilerleyeceğime karar vermiştim ve bunu geliştirmek için daha derin bilgiler arayışındaydım. Bu noktada bir arkadaşım bana Ecole 42’den bahsetti ve fikir olarak tam benlik olduğunu söyledi. Spoiler: Sonunda pek de haksız çıkmadı 🙂

Bunca yıllık eğitim aldığım yazılım serüvenimde en büyük hatalarımdan biri de asosyal olmak ve yeterli networke ulaşamamaktı diyebilirim. Her şeyi bilseniz dahi doğru yerde olmadığınız sürece ne yazık ki kapılar size istediğiniz gibi açılamayabiliyor. Hayatın gerçeği bu.

Ecole 42′ yi ilk duyduğumda basit bir proje gibi düşünmüştüm ancak biraz daha araştırdığımda oldukça fazla ilgimi çekti ve böyle bir proje Türkiye’de olduğu için kendimi şanslı hissettim. İlk olarak online testi geçtim ve 1 aylık Piscine dönemine başladım. Havuz döneminde ilginç insanlar tanıdım ve hayatımda belki de ilk defa bir anda bu kadar insan ile iletişime geçtim. Hem birçok şey öğrendim hem de birçok şey öğrettim.
Piscine dönemini tamamladıktan sonra uzun soluklu Common core’a başladık burada aslında en güzel şey neredeyse tüm alanları en temelden deneyimlemek oldu. Çeşitli projeler ile birlikte sistem yönetimi, oyun geliştirme, web geliştirme, vb. alanlarda çeşit çeşit projeler yaptık. Okulun sisteminden dolayı artık kendimi çok daha rahat ifade edebiliyor ve bildiğim şeyleri karşı tarafa daha rahat aktarabiliyordum.

Henüz Common Core eğitimindeyken Mobidictum adlı bir mobil oyun etkinliğine katılmak istedim ve okulda tanıştığım sonradan ev arkadaşım, şimdi de iş arkadaşım olan Ayberk ile birlikte bu etkinliğe gittik. Orada bir çok insan ile iletişime geçtik, kendimizi tanıttık. Orada şanslıydık ki Türkiye’nin sayılı oyun şirketlerinden biri olan Panteon ile de tanıştık. Her ikimizin geçmişinden ve yazılım kariyerinden etkilendiler. Okulumuzda Common Core bitince Ankara’ya taşınıp orada çok güzel bir projede çalışmaya başladık.

Ve Ecole Den başka bir arkadaşım olan Erdoğan da staj eğitimini bitirdikten sonra yanımıza geldi. Şimdi üçümüz birlikte Panteon’da çok güzel bir proje üzerinde çalışıyoruz 🙂 

]]>
https://www.fatihcil.com/yazilim-kariyerime-nasil-basladim/feed/ 0